Somon DNA
Somon DNA
Somon DNA tedavisi, somon balığı sperminden elde edilen polinükleotitler ve hyalüronik asit bileşimiyle cildi hücresel düzeyde yenileyen güçlü bir medikal estetik uygulamasıdır. Cildin kaybettiği nemi, elastikiyeti ve canlılığı geri kazandırarak kolajen üretimini tetikler.
Somon DNA Nedir ve Nasıl Etki Eder? Somon DNA aşısı, cildin alt katmanlarına mikro iğneleme yöntemiyle uygulanan bir gençleştirme tedavisidir. İçeriğindeki insan DNA’sına oldukça benzer polinükleotit moleküller sayesinde, hasar görmüş cilt dokularını onarır ve hücresel düzeyde protein sentezini artırarak cildin kendi kendini yenileme mekanizmasını aktif hale getirir.
Temel Faydaları
Yoğun Nemlendirme: Hyalüronik asit desteği sayesinde cildin su tutma kapasitesini artırır, kuruluğu ve matlığı giderir.
Kolajen ve Elastin Tetikleme: Cildin sıkılaşmasını sağlayarak sarkmaları azaltır ve ince kırışıklıkları açar.
Leke ve Ton Eşitsizliği Onarımı: Güneş hasarı, akne izi ve yaşlanmaya bağlı renk düzensizliklerini hafifletir.
Serbest Radikallere Karşı Koruma: Güçlü antioksidan etkisiyle çevresel faktörlerin cilt üzerindeki olumsuz etkilerini nötralize eder.
Uygulama Alanları
Yüz bölgesi (İnce kırışıklıklar, mat görünüm ve elastikiyet kaybı)
Göz çevresi (Morluklar, torbalanmalar ve kaz ayakları)
Boyun ve dekolte bölgesi
El sırtı
Akne, yara ve çatlak izlerinin olduğu alanlar
İşlem Süreci ve Uygulama Detayları
İşlem Süresi: Yaklaşık 20 – 30 dakika.
Uygulama Yöntemi: Cilt temizliği ve lokal anestezik krem uygulamasının ardından, çok ince mezoterapi iğneleriyle cilde mikro enjeksiyonlar yapılır.
Seans Sayısı: Cildin ihtiyacına göre genellikle 15-21 gün aralıklarla 3 ila 4 seans önerilir.
İyileşme Süresi: İşlem sonrasında hafif kızarıklık veya minik iğne izleri oluşabilir; bu etkiler birkaç saat ila bir gün içinde tamamen kaybolur. Hasta sosyal hayatına aynı gün dönebilir.
Kimler İçin Uygundur? Cildinde kuruluk, cansızlık, ince kırışıklık, elastikiyet kaybı veya renk tonu düzensizliği başlayan tüm cilt tipleri ve yaş grupları için güvenle uygulanabilir. Hem yaşlanma belirtilerini geciktirmek (anti-aging) hem de mevcut doku hasarını onarmak amacıyla tercih edilir.